|
Sayı 5
|
|
Yaşamın ilk dönemlerinden başlayarak yeterli ve dengeli beslenmenin sağlanması ile ileriki yaşamda kronik hastalıkların oluşumu önlenebilmekte veya geciktirilebilmektedir. Yaşamın ilk dönemlerinden başlayarak yeter-li ve dengeli beslenmenin sağlanması ile ileriki yaşamda kronik hastalıkların oluşumu önlenebil-mekte veya geciktirilebilmektedir. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de 65 yaş üzeri nüfusun oranı artmaktadır. Bu oran, 1993 Türkiye Nüfus Sağlık Araştırması'nın verilerine göre %5.5 iken 2003 yılında %6.9'a artış göstermiştir. Dolayısıyla yaşlanan nüfusun sağlığının ve yaşam kalitesinin sürdürülmesi daha fazla önem kazanmıştır. Devamı => |
|
|
GERİATRİK GRUPTA İLAÇ KULLANIMI |
|
|
|
|
Sayı 5
|
|
"Yaşlılık bütün hastalıkların limanıdır." Bion Bir organizmanın tüm fizyolojik fonksiyon-ları yapma kapasitesi normal koşullarda belirli bir düzeyde doğumda başlar, 25 yaşı takiben, bu fonksiyonel kapasite yaşla birlikte azalmaya başlar. Yaşlılık, tüm uyarılara yanıt yatkınlığın arttığı ve yaşamı sürdürme yeteneğinin azaldığı bir olgunlaşma sonrası değişiklikler zinciridir. 65 yaş ve üzerinde duyusal ve motor gerileme, kronik hastalıklar, beslenme bozukluğu, emosyonel ve entelektüel durumda değişmeler beraberinde çoklu ilaç kullanımı gereksinimini artırmaktadır. Devamı => |
|
Sayı 5
|
|
Yaşlanma doğumdan ölüme kadar devam eden ve önlenmesi mümkün olmayan biyolojik bir değişim sürecidir. Yaşlanma doğumdan ölüme kadar devam eden ve önlenmesi mümkün olmayan biyolojik bir değişim süreci olup bireylerde yapı ve fonksiyonel bozuk-luklara yol açmaktadır. Bir ülkenin yaşlı nüfusunun toplam nüfus içindeki oranının %7'nin üzerinde olması, o ülkenin yaşlı nüfus olduğunu gösterir. Bu oranın tüm dünyada ve ülkemizde giderek arttığı dikkati çekmektedir. Birleşmiş Milletler'in 2005 yılı verilerine göre, dünya nüfusunun %7.3'ünü 65 yaş ve üzerindeki yaş grubu oluşturmaktadır. Geliş-miş ülkelerde ise 65 yaş ve üzeri yaşlı nüfus oranı %15.3'dür. Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK) verile-rine göre 31 Aralık 2007 tarihi itibariyle Türkiye nü-fusunun % 7.1'i 65 ve daha yukarı yaş grubundadır. Devamı => |
|
Sayı 4
|
|
Genç Dostu Hizmet Modelinin temel özelliği etkili, güvenli ve ulaşılabilir, gereksinim duyulduğunda gençlerin tekrar gidebilecekleri ve arkadaşlarına önerebilecekleri bir sağlık kuruluşu olmasıdır. Genellikle çocukluğun bağımlılığından erişkinin bağımsızlığına geçiş dönemi olarak kabul edilen adolesan (ergenlik) dönemini, Dünya Sağlık Örgü-tü (DSÖ) 10-19 yaş arasını "adolesan", 15-24 yaş arasını ise "genç" ve 10-24 yaş arasında olanları "genç insanlar" olarak tanımlamaktadır. Adolesan dönemi, fiziksel, psikolojik ve sosyal olgunluğa erişmenin gerçekleştiği, insan yaşamının en dina-mik evrelerinden biridir. Ergenlik dönemi, muhtemelen yaşam için-de bir geçiş dönemi olarak algılandığından ve genellikle sağlıklı, hastalıklardan nispeten uzak bir grup olarak kabul edildiklerinden, adolesan ve gençlerin sağlığı, geçmişte oldukça ihmal edilmiştir. Devamı => |
|
|
|
|
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>
|
|
JPAGE_CURRENT_OF_TOTAL |