|
YAŞLILIK DÖNEMİ VE KADIN SAĞLIĞI SORUNLARI |
|
|
|
|
Sayı 3
|
|
Kadınların yaşlılık dönemini daha "sağlıklı" geçirebilmeleri için doğum öncesinden başlayan dönemde önlemler almak gerekir. Yaşlılık Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından 65 yaş ve üzeri olarak tanımlanmaktadır. Ancak Birleşmiş Milletler (BM) yaşlılığı 60 yaş üzeri grup olarak değerlendirmektedir. Bu sınırlar gerçekte yaşlılara yönelik hizmetlerin planlanması ve uygulanması süreçlerinin daha iyi koşullarda yerine getirilmesi amacıyla belirlenmektedir. Dünyada doğuşta beklenen yaşam süresinin değişmesine bağlı olarak her birey "yaşlanma ayrıcalığını" yaşayamamaktadır. Kuzey Avrupa ülkelerinde doğuşta beklenen yaşam süresi 80'i geçmişken Sahra Altı Afrika ülkelerinde 40’lı yaş civarındadır. Ülkeler arası bu fark bu toplumlarda yaşayan bireylerin de farklı koşullarla karşı karşıya olduklarını gösterir. Devamı => |
|
|
TÜRKİYE'DE KADIN SAĞLIĞI VE AİLE PLANLAMASI UYGULAMALARININ DURUMU |
|
|
|
|
Sayı 3
|
|
Kadının genel sağlık durumu, doğurganlık davranışı, sağlık hizmetlerinin varlığı, temel sağlık hizmetlerinin veriliyor olması, bu hizmetlerin yaygınlığı, ulaşılabilirliği, niteliği ve kullanımı da kadın sağlığını etkileyen ve dikkate alınması gereken önemli konulardır. Kadının üremeye ilişkin özellikleri ve fonksi-yonları kadın sağlığını özel kılmaktadır. 1994'te Kahire'de yapılan Uluslararası Nüfus ve Kalkınma Konferansı (ICPD), kalkınmanın temel ve vazge-çilmez bir insan hakkı olduğunu vurgulamıştır. Bu konu, 1995'te Pekin'de yapılan Dünya Kadın Konferansı'nda da bir kez daha vurgulanmış ve hazırlanan eylem programlarında, aile planlaması çalışmalarının, daha geniş bir kavram olan "Üreme Sağlığı" içerisine dahil edilmesinin gereği savunul-muştur. Üreme sağlığı hizmetlerinin, temel sağlık hizmetleri aracılığı ile uygun yaştaki herkese sağ-lanması şart koşulmuştur. Devamı => |
|
Sayı 1
|
|
Günümüzde daha doğum öncesinden başlayarak şişmanlığın oluşumunu etkileyen pek çok faktörün olduğu ortaya konmuştur. Ancak bunların hiçbirinin tek başına etkili olmadığı, birkaç faktörün birbiri ile etkileşim halinde şişmanlığı ortaya çıkardığı bildirilmektedir. Şişmanlık, vücuttaki yağ dokusunun artma-sıyla ortaya çıkan önemli bir sağlık sorunudur. Günümüzde, şişmanlığın kronik hastalıklarla (hipertansiyon, kalp damar hastalıkları, diabet vb..) olan ilişkisi ve yetişkinlikte görülen inatçı şişmanlığın temellerinin çocukluk çağlarında atıldığı artık bilinmektedir. Bu nedenle yakın yıllara kadar kabul gören 'şişman çocuk sağlık-lıdır' inanışı artık yıkılmalı, yaşamın olabil-diğince erken dönemlerinde varsa bu sorun düzeltilmeli, daha da önemlisi şişmanlıktan korunmaya yönelik ülke politikaları geliştirilmelidir. Devamı => |
|
Sayı 1
|
|
Çocuklarda ağrı kontrolündeki yetersizlik iyileşmeyi geciktirebilmekte, çocuğun tıbbi işlemlere direncini artırmakta, uyku ve beslenme bozukluklarına yo açmaktadır. Uluslararası Ağrı Araştırma Merkezi, ağrıyı "gerçek ya da olası doku hasarı ya da hasar olarak tanımlanabilen durumlarda görülen, duyusal ve duygusal, hoş olmayan bir deneyim" şeklinde tanımlamaktadır. Bu tanım ağrının birçok boyutunu açıklamaktadır. Devamı => |
|
|
|
|
<< Başlangıç < Önceki 11 12 Sonraki > Son >>
|
|
JPAGE_CURRENT_OF_TOTAL |