|
Sayı 2
|
|
Alternatif bir tedavi yöntemi olarak pek çok hastalığın tedavisinde yer bulan yoga, farklı bir yaşam biçimi olarak hayatımızda olmalıdır. Yoga, rahat ve uygun ortamlarda, kişinin fiziksel ve ruhsal iyilik halinin devam ettirilmesi amacıyla yorgunluk, ağrı, konsantrasyon güçlüğü ve denge kaybı gibi rahatsızlıkların giderilmesine yönelik gevşeme, nefes alıp verme teknikleri, düzgün duruş ve dinamik egzersizlerden oluşan alternatif bir tedavi yaklaşımıdır. Amerika, Kanada ve gelişmiş pek çok Avrupa ülkesi, değişen yaşam koşulları, artan kronik hastalık sayısı, yaşlı popülasyonu ve obezite oranı, nedeniyle Hindistan’da doğmuş ve Batı’da modernize edilmiş yoga programlarını artık günlük hayata yerleştirmiş ve kanıta dayalı bilimsel uygulamalar ile alternatif tıp olarak değil, tıbbın çeşitli yaklaşımlarından biri olarak görmeye başlamıştır. Devamı => |
|
|
ARTRİTLİ HASTALARDA YAŞAM KALİTESİNİ ARTIRMADA EGZERSİZ YAKLAŞIMLARININ ROLÜ |
|
|
|
|
Sayı 2
|
|
Artritli hastada en sık karşılaşılan semptomlar ağrı, yorgunluk ve hareket kısıtlılığıdır. Tüm bu semptomlar hastalığın kronik yapısının yol açtığı ağrı-anksiyete-depresyon kısır döngüsü nedeniyle psikolojik olarak da hastayı olumsuz etkiler. Artritli hastalarda yaşam kalitesini artırmada egzersiz yaklaşımlarının rolü: Aerobik Egzersizler ve Yeni Bir Bakış-Pilates Egzersizleri Artrit, halk arasında romatizma denilen ancak pek çok alt grubu olan, farklı vücut sistemlerini tutabilen yaygın bir hastalık tablosudur.Artritli hastalarda kas-iskelet tutulumu oldukça yaygındır. Fizyoterapistler, kas-iskelet sistemi yanında özellikle kalp-dolaşım sistemi ve sinir sistemi etkilenimi olan romatizmal hastalara fizyoterapi ve Devamı => |
|
Sayı 2
|
|
Fiziksel yönden aktif olan kadınların daha kolay doğum yaptıklarına dair kanıtlar çok eskilere dayanmaktadır. Son yıllarda kadınların çeşitli egzersiz programlarına olan ilgilerinin giderek artması, bu aktivitelerin gebelikte de sürdürülmesine, hatta özellikle bu dönemde estetik kaygılarla egzersiz yapma isteğinin artmasına yol açmıştır. Fiziksel yönden aktif olan kadınların daha kolay doğum yaptıklarına dair kanıtlar çok eskilere dayanmaktadır. Aristotales, zor doğumların sedanter (pasif) yaşam biçiminden kaynaklandığını belirtmiştir. İbrani kölelerin diğer kadınlardan daha kolay doğum yaptıkları kutsal kitapta yazmaktadır. Devamı => |
|
TOPLUMSAL CİNSİYET AYRIMCILIĞI VE SAĞLIK |
|
|
|
|
Sayı 3
|
|
Bireyin toplumsal cinsiyeti birçok etken tarafından belirlenmekte, toplumsal cinsiyet de bireyleri yaşamının her döneminde farklı şekillerde de olsa etkilemektedir. Bilindiği gibi bireyin kadın ya da erkek olarak gösterdiği genetik, fizyolojik ve biyolojik özellik-lere "cinsiyet (sex)" denir. Toplumsal cinsiyet (gender) ise kadının ve erkeğin sosyal olarak be-lirlenen rollerini ve sorumluluklarını ifade eder ve bu kavram toplumlar arasında ve zaman içerisinde farklılık gösterir, değişebilir ve değiştirilebilir. Bireyin toplumsal cinsiyeti birçok etken tarafın-dan belirlenmekte, toplumsal cinsiyet de bireyleri yaşamının her döneminde farklı şekillerde de olsa etkilemektedir. Fırsatları kullanmada, kaynakların ayrılmasında ve kullanımında, hizmetlere erişim-de bireyin cinsiyeti nedeniyle ayrımcılık yapıla-bilmektedir. Söz konusu ayrımcılıklardan, erkeğe oranla daha dezavantajlı ve daha düşük toplumsal statüye sahip olan kadınlar daha olumsuz etkilen-mektedirler. Temel bir insan hakkı olan sağlığın korunmasında ve sağlık hizmetlerine ulaşmada yetersizlik, eşitsizlik bu ayrımcılığın en dikkat çe-ken sonucudur. Devamı => |
|
|
|
|
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>
|
|
JPAGE_CURRENT_OF_TOTAL |