|
ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNİN TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTSİZLİĞİNE İLİŞKİN GÖRÜŞLERİ |
|
|
|
|
Sayı 6
|
|
Toplumsal cinsiyet biyolojikfarklılıklardan dolayı değil, kadın ve erkek olarak toplumun bizi nasıl gördüğü, nasıl algıladığı, nasıl düşündüğü ve nasıl davranmamizi beklediği ile ilgili bir kavramdır. Kadınlar genel olarak kaynaklara daha az ulaşmaktadır. Bu eşitsizliğin en belirgin olduğu yer gelir ve servet dağılımmda kendini gösterir. Bugün dünyadaki fakirlerin %70'ini kadınlar oluşturmaktadır. Bu durum hem zengin hem de fakir ülkelerde bulunur ve çalışma yaşammda kadmların eşit olmayan durumunu ve ev içindeki düşük statülerini yansıtan bir göstergedir. Devamı => |
|
|
0-6 YAŞ GRUBUNDA ÇOCUĞU OLAN ANNELERİN EV KAZALARINA YÖNELİK ÖNLEMLERİNİN BELİRLENMESİ VE VERİLEN EĞİTİMİN ETKİNLİĞİNİN İNCELENMESİ |
|
|
|
|
Sayı 5
|
|
GİRİŞ Çocuk, gelişim dönemleri içinde her dönem belli risklere sahiptir. Zamanlarının çoğunu evde geçiren çocuklar, aynı zamanda çevrelerini keşfetme ve öğ-renme konularındaki meraklıdırlar. Büyükleri taklit etme özellikleri, devamlı hareket halinde olmaları, deneyimleri olmadığı için her şeyi ağzına götürme alışkanlığı, kazalardan kendilerini koruyabilecek gelişimsel beceriye henüz yeterince sahip olamama-ları sebebiyle, 0-6 yaş grubu çocuklar, ev kazalarına uğrama oranı yüksektir. Çocukluk çağı döneminde olan yaralanmalar dünyada önemli bir halk sağlığı sorunu olarak tanımlanmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) "Küresel Hastalık Yükü" raporuna göre 2002 yılında 15 yaşın altında 700 bin çocuk yaralanma nedeniyle ölmüştür. Devamı => |
|
HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ KEÇİÖREN YERLEŞKESİ SOSYAL HİZMETLER YÜKSEKOKULU'NDA OKUYAN ÖĞRENCİLERİN RİSKLİ DAVRANIŞLARI VE İLİŞKİLİ FAKTÖRLER |
|
|
|
|
Sayı 4
|
|
Bugün dünyada her beş kişiden biri ergen yaş grubundadır. Türkiye'de 2003 TNSA'ya göre genç insanlar tüm nüfusun %28,6'sını oluşturmakta-dırlar. Bu dönem her ne kadar yaşamın sağlıklı bir dönemi olarak bilinse de gerek gençlerin risk alma eğilimleri gerek arkadaş çevresi ve dış uyaranların yönlendirmelerine karşı açık olmaları, gerekse de sağlık problemlerinin etkilerini gözardı etmeleri nedeniyle önlenebilir mortalite ve morbiditeye yol açması açısından önemlidir. Bu araştırma H.Ü. Keçiören Yerleşkesi'nde H.Ü. Sosyal Hizmetler Yüksekokulu'nda okumakta olan öğrencilerin riskli davranışlarının boyutunu sap-tamak, öğrencilerin sosyo-demografik özelliklerini saptayarak riskli davranışları ile ilişkili faktörleri değerlendirmek, öğrencilerin ihtiyaçları doğrul-tusunda etkili ve sürdürülebilir sağlık ve eğitim müdahale programlarının geliştirilmesine kaynak sağlamak amacıyla yapılmıştır. Devamı => |
|
ANADOLU SELÇUKLU DEVLETİ DÖNEMİ SAĞLIK KURULUŞLARI |
|
|
|
|
Sayı 2
|
|
Selçuklu hastaneleri başlangıçtan itibaren tıp öğrencilerine teori ve pratiği beraber gösteren tıp fakülteleri gibi çalışmışlardır. Avrupa Tıp Fakültelerinin kuruluşunda Selçuklu hastanelerinin büyük etkileri olmuştur. Selçuklu ve onları izleyen Anadolu Beylikleri ve Osmanlılarda vakıfların kurdukları sağlık kuruluşları, topluma büyük hizmet vermişlerdir. Hastaneler, Selçuklular devrinin önemli sosyal yardım kurumlarıdır. Selçuklularda hastaneler vakıflara bağlı olarak çalışan müesseselerdir. Selçuklular XII. yy.dan itibaren hastane yapmaya başlamışlar ve bu sağlık kuruluşlarına Daru’ş-şifa, Daru’s-sihha, Bimaristan, Maristan gibi isimler vermişlerdir. Selçuklu hastaneleri başlangıçtan itibaren tıp öğrencilerine teori ve pratiği beraber gösteren tıp fakülteleri gibi çalışmışlardır. Selçukluların 1055’te Doğu İslam dünyasının hâkimi ve koruyucusu olarak Çin ve Hindistan’dan Akdeniz’e kadar yayılmaları sadece Türk-İslam tarihi için değil, Avrupa tarihi açısından da büyük bir önem teşkil etmektedir. Avrupa Tıp Fakültelerinin kuruluşunda Selçuklu hastanelerinin büyük etkileri olmuştur.
Devamı => |
|
|
|
|
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 Sonraki > Son >>
|
|
JPAGE_CURRENT_OF_TOTAL |