|
Sayı 4
|
|
İnsanoğlu, pek çok konuda olduğu gibi sağlık konusunda da deneyerek, gözlemleyerek, hatta üzülerek ve sevinerek karşılaştığı ve çözümlediği problemleri kendisinden sonraki nesillere ulaştırarak bugüne varmıştır. Tıp biliminin yaşam öyküsü ile başladığı bilinir. Bu öykü evrenseldir. Konu insan olunca sağlık bilinci bütün farklı kültürler arasında ortak bir yön bulmak zorundadır. İnsanoğlu, pek çok konuda olduğu gibi sağlık konusunda da deneyerek, gözlemleyerek, hatta üzülerek ve sevinerek karşılaştığı ve çözümlediği problemleri kendisinden sonraki nesillere ulaştıra-rak bugüne varmıştır. Yaşanan bölgelerin, biyolojik özelliklerin can-lılar üzerindeki etkisi yadsınamaz. Kutuplarda yaşayan insanlarla ekvatorda yaşayanlar arasında yaşam şartlarının getirdiği sağlık sorunları ve çözümleri elbette farklı olacaktır. Nitekim geçmiş yüzyıllara baktığımızda tarımın hakim oldu-ğu topluluklarda tıbbi yaklaşımların daha çok bitkilerden ilaç elde etmeye ve onları kullanmaya yönelik olduğunu, hareketli insanların göçlerle yer değiştirdiği dinamik toplumlarda ise harp aletlerinin kullanıldığını dolayısı ile bu yöndeki tıp bilgilerinin yaşanılan coğrafya ve toplumların özelliklerine göre geliştiğini gözlemliyoruz. Devamı => |
|
|
Sayı 4
|
|
Gebelikte hipertansiyonla ilgili sorunlar annenin, fetüsün ve yenidoğanın mortalite ve morbiditesine neden olan en önemli faktörler arasındadır. Gebelikte hipertansiyonla ilgili sorunlar annenin, fetüsün ve yenidoğanın mortalite ve morbidi-tesine neden olan en önemli faktörler arasındadır. Gebelikte hipertansiyon JNC 7 Raporu'na göre kronik hipertansiyon, preeklampsi, preeklampsi-nin eklendiği kronik hipertansiyon, gestasyonel hipertansiyon ve geçici hipertansiyon olarak 5 grup altında değerlendirilmektedir. Grupların ayırıcı tanısı, tedavi ve prognozun belirlenmesi açısından önemlidir. Gebeliğin hipertansif hastalıkları ile ilgi-li etyolojisi değişkendir. American College of Obstetricians and Gynecologists (ACOG)'e ve Gebelikte Yüksek Kan Basıncı Çalışma Grubu'na göre iki etyolojik bozukluk mevcuttur. Bunlardan biri, daha önce normatansif olan ve proteinürisi olmayan kadınlarda gebelik sırasında, doğumda ya da erken postpartum dönemde gelişen bozuk-luktur. Diğeri ise daha önce var olan bir durum ile ilgilidir. Devamı => |
|
YUTMA GÜÇLÜĞÜ OLAN YAŞLI BİREYLERDE ASPİRASYONUN ÖNLENMESİ |
|
|
|
|
Sayı 4
|
|
Aspirasyon yutma güçlüğü olan yaşlı bireylerde sıktır ve bu grupta aspirasyon pnömonisine ve ölüme neden olabilir. NEDEN: Aspirasyon (orofaringeal sekresyonla-rın ya da mide içeriğinin larinkse ve alt solunum yollarına geçmesi) yutma güçlüğü olan yaşlı birey-lerde sıktır ve bu grupta aspirasyon pnömonisine ve ölüme neden olabilir. HEDEF GRUP: Yutma güçlüğü inme, Parkin-son hastalığı ve demans gibi nörolojik hastalığı olan bireylerde yaygındır. Normal yaşlanma ile görülen yutma hızında azalmanın üzerine yutma güçlüğü eklendiğinden, bu durumlardan birisi-ne sahip olan yaşlı bireyde aspirasyon riski daha fazladır. Öksürme refleksini baskılayan durumlar (sedasyon gibi) aspirasyon riskini daha da artırır. Devamı => |
|
ÇOCUKLUK VE ERGENLİK ÇĞINDA DEPRESYON |
|
|
|
|
Sayı 4
|
|
Çocuk ve ergenleri etkileyen en önemli ruh sağlığı sorunlarından biri depresyondur. Depresyon, hafiften şiddetli düzeye kadar değişebilen semptomlarla kendini gösteren ve tedavi edilebilen bir hastalıktır. Çocuklardaki davranışsal ve psikososyal deği-şimler günümüzün önemli ve sık rastlanan sağlık sorunlarındandır. Amerika'da, çocukların % 25'inde ev ve okuldaki işlevlerinde azalmalara ne-den olacak kadar ciddi boyutlarda ruhsal sorunlar bulunmakta ve bu çocukların ancak % 30'u tedavi almaktadır. Ruh sağlığı sorunları, 10-21 yaşları arasındaki bireylerin hastaneye yatmasını gerekti-ren en önemli iki sağlık sorunundan biridir. Depresyon, hafiften şiddetli düzeye kadar değişebi-len semptomlarla kendini gösteren bir hastalık olup çocuk ve ergenleri etkileyen en önemli ruhsal sorun-lar arasında yer almaktadır. 1970’li yılların sonuna kadar çocuklarda major depresif bozukluğun varlığı-na, çocukların immatür kişilik yapısının depresyon oluşumuna izin vermeyeceği düşüncesinden yola çıkılarak kuşku ile bakılmıştır. Devamı => |
|
|
|
|
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>
|
|
JPAGE_CURRENT_OF_TOTAL |